K. Irak Operasyonu ve Halkla İlişkiler
5/3/2008
Hürriyet gazetesinin 5.2.2008 tarihli baskısında Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner’in, Orgeneral Büyükanıt'ın önceki gün gazetecilere verdiği brifingi değerlendiren görüşlerine yer verildi. Eleştiriler nedeniyle ordunun çok kızgın ve kırgın olduğunu belirten Laçiner’e göre bunun nedeni, yapılan eleştirinin dozajından kaynaklanmakta.
Genelkurmay Başkanı, çekilmeye kendilerinin karar verdiğini, ABD'nin baskısının olmadığını, operasyonun süresinin daha önce tayin edildiğini söyledikçe, medya ve siyasetten birçok kişinin tam tersini ifade ettiğini belirten Laçiner, yalan söyleniyormuş gibi, tam tersi yorumların, üstelik bunların marjinal kişiler tarafından değil de, kamuoyunu şekillendirebilecek insanlar tarafından yapılıyor olmasının, güven sorununu ortaya çıkardığını, bunun da, bundan sonraki operasyonları riske atabileceğini kaydetmekte.
Dünyada halkla ilişkilerin ulaştığı nokta ile ülkemizde bunun kullanım düzeyi arasında farklılıklar bulunmakta: Laçiner elbette haklı, İyi olmayan bir kamu yönetimi ile medya ve halkla ilişkiler konusundaki problemler, şu anda gelinen noktayı özetliyor.
Aslında başlangıç ve bitiş tarihleri belli olan bir operasyon yapılıyor. Nitekim ona göre de hareket ediliyor. Ama söz konusu operasyonun başlangıç ve gelişme aşamalarında bilerek veya bilinmeden yapılan açıklamalar kamuoyunda aşırı bir beklenti (neredeyse Bağdat’a kadar gidilecek) oluşturuyor.
Oysa hedef belli, ancak bilgi yok. Oysa haftalar-aylar öncesinden iç ve dış kamuoyu belli bir düzeyde yapılacak bir kara operasyonuna hazırlansaydı, ne aşırı bir beklenti içine girilebilecek ne de konu üzerine bugünkü spekülasyonlar yapılacaktı.
İlk gün konulan hedefler açısından değerlendirildiğinde son derece başarılı ve çok daha sofistike, modern, teknoloji ve istihbaratın yoğun olarak kullanıldığı, çok daha işlevsel ve sonuca yönelik bir operasyon olan bu harekatın sonucunda dünyada ve ülkemizde hanesine pozitif anlamda artılar yazdıran kişi, kurum, yapı, örgüt, organizasyon ve devletlerin durumları halkla ilişkiler açısından da incelenmelidir. Ayrıca, Genelkurmayın bu konuyu tüm paydaşlarıyla birebir ya da bir brifing ortamında paylaşması da, beklenmeyen kesimlerden olumsuz anlamda gelebilecek tepkileri önlemek açısından yararlı olabilirdi.
Özet olarak eleştirilerin Kuzey Irak’a giriş değil ama dönüş üzerine odaklanmasından ne tür dersler çıkarabileceği hususunda Genelkurmayın yapacağı çalışma en azından bu metnin yazarı tarafından merak edilmektedir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Mutlaka okuyun
4/3/2008
Hurriyet.com.tr’nin Gündem bölümünde “İşte Sonuç” başlığıyla ibretlik bir yazı yayımlandı. Herkesin okumasını çok isterim. Konu kısaca şöyle:, Hollanda'da yaşayan Müzeyyen Utlu, göz iltihabı sebebiyle yattığı hastanede Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK'lı teröristlere karşı başlattığı sınır ötesi operasyonla ilgili haberleri Hollanda televizyonlarından izlerken kanal tarafından kullanılan ifadelerden rahatsız oluyor. Teröristlerden "Özgürlük savaşçıları" diye bahseden bu yaklaşımı protesto etmek için açlık grevi başlatıyor ve tedaviyi reddediyor.